beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

DÜĞÜN TAKILARI

Sevgili Okurlarım…

Bilindiği üzere düğünde takılan takıların kime ait olacağı hususu uzun dönelerden beri tartışmalara konu olmuştur. Yargıtay da bu konuda sıklıkla görüş değiştirerek bazı dönemlerde düğünde takılan tüm takıların kadına ait olduğuna karar verirken, bazı dönemlerde takılan takının mahiyetine veya kim tarafından takıldığına göre paylaştırma usulü benimsemiştir. Düğünde takı takılması geleneğinin evveliyatına baktığımızda, aslında bu geleneğin yeni evlenen ve yuva kuran, düğün öncesi ev eşyası masrafı, düğün masrafı yapmış olan çiftlere destek amacıyla var olmuş olan çok güzel bir düşünceye dayandığını görürüz. Zira Yargıtay da bu düşünceye dayanarak zaman zaman tüm takıların kadına ait olması gerektiği görüşünden dönerek eşlerin her ikisine de yuva kurma desteği olarak takılan takıların belli kurallar çerçevesinde paylaştırılması esasını benimsemiştir. Lakin bununla birlikte, bir yandan da takılan takıların aynı mehir geleneği için olduğu gibi olası bir boşanma veya eşinin desteğinden herhangi bir suretle yoksun kalma halinde kadına garanti teşkil etmesi amacıyla aslında kadına takıldığına yönelik bir düşünce de vardır. İşte Yargıtay zaman zaman da bu görüşten hareketle düğünde takılan tüm takıların kadına ait olduğuna yönelik kararlar vermiştir.

 

Güncel duruma baktığımızda, Yargıtay’ın son tarihli kararlarında benimsediği görüşe göre; eşler arasında düğünde takılan ziynet eşyalarının kime ait olduğuna yönelik bir anlaşma varsa o anlaşmaya riayet edilecek, herhangi bir anlaşma olmadığı durumda yerel örf ve adete bakılacaktır. Yerel örf ve adete göre belli bir paylaşım usulü var ise bunu iddia eden tarafın ispatlaması gerekecektir. Taraflar arsında bir anlaşmanın ve yere örf ve adetin de bulunmadığı durumlarda ise takıların takılan kişiye ait olacağına kanaat getirilmiştir. Bu durumda takı hangi eşe takıldıysa o eşe ait kabul edilecektir. Ancak Yargıtay burada da bir ayrıma giderek, hangi eşe takıldığına bakılmaksızın takılar arasındakarşı cinse özgülenebilecek bir takının olması halinde bu takının o cinse ait olacağını kabul etmiştir. Örneğin kadına özgü bilezik, kolye, küpe gibi ziynet eşyaları erkek üzerindeki kurdeleye iğnelenmiş olsa dahi kadına ait sayılacak, aynı şekilde erkeğe özgü bir bileklik veya erkek kol saati kadına takılmış olsa dahi erkeğe ait kabul edilecektir.

 

Elbette gelişen ve değişen dünya ile birlikte gelenekler de değişim göstermekte olup son dönemlerde boyuna takılan takı kurdelesi yerine takı sandıkları düğünlerde yer almaya başlamıştır. Takıların takı sandığına atılması halinde ise Yargıtay, yine aynı şekilde erkek ya da kadına özgülenebilecek takıların o eşe ait olacağına, erkek veya adın eşe özgülenemeyen, gram altın, çeyrek altın gibi yatırımlık takıların takı sandığına atılması halinde ise kime takıldığı belli olmayacağından bu takıların eşlerin ortak mülkiyetinde sayılmasına karar vermektedir.

 

Son olarak, eşlerin kendilerine ait takıları kendi uhdelerinde bulundurdukları kabul edilmekte olup aksi durumu iddia edenin ispatlaması gerekmektedir .Örneğin, bilezik mahiyeti gereği kadına ait kabul edildiğinden, evden ayrılan bir kadının bileziği de yanında götürdüğü kabul edilmektedir .Bu durumda kadın bileziğini eşinin, eşinin ailesinin kendisinden aldığını veya evden can havliyle kaçarak ayrıldığı için bileziği yanına alamadığını iddia ediyorsa, bu durumu ispatlaması gerekecektir.

 

Herkese iyi haftalar dilerim.

 

 

           

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı 1384 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum