-
MUSTAFA TETİK
Tarih: 30-10-2025 20:00:00
Güncelleme: 30-10-2025 20:00:00
Her yıl 29 Ekim sabahı, sadece bir takvim yaprağı çevrilmez; bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun yıldönümü kutlanır. Cumhuriyet Bayramı, Türk milletinin bağımsızlık tutkusunun, özgürlük sevdasının ve geleceğe olan inancının simgesidir.
1923 yılı… Savaşın yorgun düşürdüğü bir millet, bir yanda işgalin acı hatıralarıyla yoğrulmuş, diğer yanda ise yeni bir başlangıcın umuduyla doluydu. İşte o gün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, Türk milletine sadece bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesi armağan ettiler: Cumhuriyet.
Cumhuriyet, bireyin söz hakkıdır. Kadınların seçme ve seçilme hakkına kavuşması, eğitimin yaygınlaşması, bilimin, sanatın ve düşüncenin özgürce filizlenmesi hep bu rejimin eseridir. Atatürk’ün “En büyük eserim” dediği Cumhuriyet, aslında hepimizin eseridir. Çünkü onu yaşatmak, her bir vatandaşın omzundaki sorumluluktur.
Bugün, 102 yıl sonra, aynı kararlılıkla sormalıyız kendimize: Cumhuriyeti ne kadar yaşatabiliyoruz? Onun değerlerini ne kadar anlayabiliyor, ne kadar koruyabiliyoruz? Zira Cumhuriyet sadece bir yönetim biçimi değil; eşitliğin, adaletin ve özgürlüğün ortak adıdır.
29 Ekim, sadece geçmişe duyulan bir saygı günü değil, aynı zamanda geleceğe verilen bir sözdür. Bayraklarla süslenen sokaklarda, marşlarla yankılanan meydanlarda aslında hepimiz o sözü yeniden veriyoruz:
“Ey özgürlük, seni sonsuza dek koruyacağız.”
Kutlu olsun 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız!
Yaşasın Cumhuriyet!