içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

YANAN YEŞİL CANLAR

Ülkemiz ormanlarının yarıdan fazlası, orman yangınlarına hassas alanlardadır. Bu yıl yine bilinçli olarak çıkarıldığı iddia edilen yangınlarla birlikte azalan ağaçlarımız, yok olan ormanlarımız gündemimizden düşmüyor. Başlayan yangınlar zamanında kontrol altına alınamadığı için çevremiz, ilimiz hatta dünyamız hızla çölleşiyor.

 

Yaz aylarının bunaltıcı sıcaklarında yere atılan bir izmarit, tam söndürülmemiş bir mangal ateşi ya da rastgele bırakılan cam parçaları yüzünden ciğerlerimiz yanıyor. Bu durum geleceğe bırakacağımız mirasımız olan ormanları yok ediyor. Her yaz sadece ülkemizde değil, dünya genelinde yaşanan bu kayıplar hepimizi derinden etkiliyor.

 

2021 yılında ülkemizde 53 ilde çıkan 299 yangında 8 kişi hayatını kaybetti, 150 binden fazla hektar orman kül oldu, binlerce hayvan telef oldu. Bu yıl ise 5 binden fazla orman yangını çıktı ve yaklaşık 56 futbol sahası büyüklüğünde alan kül oldu. Bu yeşil canların yeniden yetişmesi hem büyük maddi kaynak hem de en az 10-25 yıl zaman gerektiriyor.

 

Yangınlarda en önemli konu, başladığı andan itibaren hızlı şekilde haber alınmasıdır. Hava araçları önemli olsa da yangınlar asıl yerde söndürülür. Bu yüzden genç ve dinamik kara ekiplerine her zaman ihtiyaç vardır.

 

"Türkiye Yüzyılı"na yakışır şekilde ormanı koruma eğitimlerine, toplantı ve sempozyumlara daha fazla önem verilmeli, ağaç dikimine daha çok zaman ayrılmalıdır.

 

Her yıl aynı şeyleri yaşamak istemiyorsak, toplum olarak bilinçlenmeye ve eğitime ihtiyacımız olduğu açıktır. Son 10 yıldaki orman kayıplarının %65’i yangınlardan kaynaklanmıştır. Geçtiğimiz günlerde, yanan bir ormanın ortasında yemyeşil kalmayı başaran bir bahçe görenleri hayrete düşürdü. Bahçe sahibinin açıklaması ise ders gibiydi:

 

"Ben bilinçli çiftçilik yapıyorum. Bahçemin etrafını yol ile çevirdim, ağaçların altında ot barındırmam."

 

Kızılçam ormanlarının korunması için yangına dayanıklı ağaç şeritleriyle çevrilmesi ve ormancılık ekiplerinin hızlı müdahale kabiliyeti kazanması gerekir. Çünkü küresel ısınma nedeniyle ağaçlar yer değiştiriyor, yer değiştiremeyenler ise zayıflıyor. Yangınların yanında kuraklık, sel ve erozyon da ormanlarımızı tehdit ediyor.

 

Yangınlarda; su, toprak, yeşil dal demetleri, yangın şeritleri ve hava araçları kullanılır. Büyük yangınlarda askeri birliklerden destek alınır. Yangın sonrası sel, erozyon, karbon-oksijen dengesizliği, ekolojik bozulma gibi sonuçlarla karşılaşırız. Turizm, rekreasyon alanları ve orman ürünlerinde büyük ekonomik kayıplar yaşanır.

 

Yaz aylarında haberleri açtığımızda “ciğerlerimiz yanıyor” sözünü duymak artık alışıldık hale geldi. Ama kaybedilen zaman, büyüyen yangın, artan maliyet demektir. Erken müdahale çok kritiktir.

 

Kıymetli okuyucularımız, hayat da yangın gibi değil midir?

Yoldan geçenin attığı bir izmarit gibi başlar, rüzgarın önüne kattığı kıvılcımla büyür. Ellerimizle yaktığımız geleceğimizi, gözyaşlarımızla asla söndüremeyiz.

 

Yangınlarda hayatını kaybeden orman sakinlerini ve görev şehitlerini rahmetle anıyor, geride kalanlara sabırlar diliyorum.

 

Saygılarımla.

 

 

Bu yazı 3117 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum