-
TÜRKAN GÖKGÜL
Tarih: 30-04-2026 17:01:00
Güncelleme: 30-04-2026 17:01:00
İnsanlar yeryüzünde var olduğundan bu yana sürekli bir gelişim içinde olmuşlardır. Ateşi bulan insanoğlu ısınmayı, tarla sürüp ürün yetiştirmeyi başarmıştır. Zamanla tekerleği icat etmiştir. Rabbimin verdiği akıl sayesinde insanlar, yaşadıkları şartları her zaman geliştirmeyi başarmış ve bu gelişime ayak uydurmuştur. Dünya kurulduğundan bu yana topluluk içinde yaşamayı seçen insanlar, aileye de çok önem vermişlerdir.
Daha düne kadar kadının evde çalışıyor olması, erkeğin maddi getiriyi elinde tutması nedeniyle verilen kararlarda kadının söz hakkının olmadığı dönemlerden geçtik. Bugün ise kadın ve erkeğin aynı söz hakkına sahip olduğu dönemlere geldik. Yapılan gelişmeler bizleri bazen fazla etkilemez; örneğin yeni bir oyuncak modelinin piyasaya sürülmesi gibi. Ancak geçtiğimiz yıllarda bilgisayarın hayatımıza girmesiyle birlikte tüm sektörlerde o kadar hızlı bir gelişim yaşandı ki; teknoloji, hizmet sektörü, sanayi, kültürümüz, örf, adet, gelenek ve göreneklerimiz bu değişimden etkilendi.
En önemlisi ise tüm bu gelişmelerden en çok etkilenen birim, toplumun en önemli yapı taşı olan aile ve çocuklarımızın yetişmesinde büyük pay sahibi olan ailelerimiz olmuştur. Bu etkileşime en hızlı ayak uyduran da yine ailelerimizdir.
Bilgisayarın tüm sektörlerde hayatımıza girmesi, kadının çalışma yaşamına katılması ve hizmet sektöründeki gelişmeler karşısında küçülen aile yapısı; aileyi en fazla etkileyen unsurlar olmuştur. Aynı zamanda bu sisteme ve hıza en hızlı uyum sağlayan da yine aile olmuştur. Doğum, bebeklik çağı, çocukluk dönemi, sünnetler, kınalar, doğum günleri, askerlik, düğün dernek, anne babaların bakımının huzurevlerine bırakılması, ölüm ve sonrası… İşte bu değişimlere en hızlı uyum sağlayan yapı ailedir.
Kadının iş yaşamına girmesiyle birlikte maddi imkânları genişleyen ailelerin ihtiyaçları da artmış, buna bağlı olarak birçok sektör gelişmiştir. Bir yandan bazı meslekler kapanırken, özellikle hizmet sektöründe yetişmiş elemana olan ihtiyaç artmıştır. Spor merkezleri, güzellik ve bakım sektörü, estetik hizmetler, çocuk bakıcıları, özel öğretmenler, okul servisleri, özel okullar, tatil imkânları ve daha niceleri bu gelişimin bir parçası olmuştur.
Çocukların, ailenin üzerindeki kalıcı etkileri düşünüldüğünde; topluluk içinde nasıl davranacağını öğrendiği ailesiyle daha fazla zaman geçirmesi gerekmektedir. Hayatımızın birçok yönünü kolaylaştıran bilgisayar oyunları ise çocukları kendine bağımlı hale getirerek asosyal bireylerin artmasına neden olmaktadır.
Bu nedenle çocuğunuzla teknolojiye inat, haftada en az bir gün televizyonsuz ve oyunsuz zaman geçirin. Oyun parkları, gezinti alanları ve sosyal ortamlarla çocuklarınızı hayata bağlayın. Teknoloji ile paralel bir yaşam sürdürürken, çocuklarınıza doğru örnek olun.
Türk toplumu olarak büyük değer verdiğimiz aile yapımızı ve değerlerimizi korumak yine bizlere düşmektedir. Çocuğunuzun elinden tutarak bir hasta ziyareti, bir akraba ziyareti, bir düğün, bir dernek, bir huzurevi hatta bir mezarlık ziyareti gerçekleştirin. Siz siz olun, hayata uyum sağlarken çocuklarınızı lütfen unutmayın…