-
TÜRKAN GÖKGÜL
Tarih: 09-01-2026 14:04:00
Güncelleme: 09-01-2026 14:04:00
“Yaşlılık nedir acaba?” denildiği zaman; 25-44 yaş arası genç, 45-54 yaş arası orta yaşlı, 55-64 arası erken yaşlılığa giriş ve 65-74 yaş arası ise yaşlılık dönemi, 75 yaş üstü yaş aralığı da ihtiyarlık dönemi olarak adlandırılıyor. Doğumların dünya genelinde azalması sorun olurken, Türkiye’de de ileriki yıllarda yaşanması muhtemel genç nüfusun azalmasını önlemek amacıyla ilan edilen “Aile Yılı”nda yeni evlenenlere, doğumlara, doğum izinlerine ve evlilik yardımlarına devletimiz tarafından genişletilmiş yatırımlar yapılmış; böylece gençlerde evlilikler ve doğumlar özendirilerek soruna çare aranmaktadır.
İnsanların yaşlarının büyümesi doğal bir süreçtir. Bu yaş ilerlemesi sonucu vücudumuzda, hareketlerimizde ve sağlığımızda mutlaka değişimler olacaktır. Bu gelişmeler önce çocuk ve gençlik yıllarında sorunsuz ilerlerken, yaş almamız ve ilerleyen yaşlarla birlikte arızalar çıkmaya başlar. Bu sorunlar orta yaşlılıkta başlar, yaşlılık döneminde ve ihtiyarlık döneminde zirveye ulaşır. Çocukluk ve gençlik yıllarındaki koşan bacaklarımız artık koşamaz olur. Yakamıza yapışan kronik rahatsızlıklardan dolayı devamlı ilaç kullanır duruma gelmişizdir. Bunun yanında geçmeyen bel, bacak, diz ve baş ağrılarından dolayı neredeyse her gün doktorların kapılarını aşındırır olmuşuzdur. Hele yaşlılık döneminde herhangi bir nedenle düşmeler sonucu başımıza gelen kırıklardan olumsuzluklardan muzdarip olan biz ihtiyarları daha iyi korumak siz gençlerin elindedir.
Nasıl mı? Çok kolay: Yaşadığımız evin öncelikle gece gündüz yeterli ışıklandırılması çok önemlidir. Ayaklarımızı çoğu zaman kaldıramayacağımız için öncelikle eşiklerin kaldırılması gerekmektedir. Ayağımıza takılma ihtimali olan halı, paspas gibi ev içi eşyalarını da kullanmaktan vazgeçmemiz gerekmektedir. Unutkanlıklar ön planda olduğu bu günlerde, özellikle mümkün ise soba yerine doğalgaz kullanılmalıdır.
Yaşlılık, ilerleyen yaşlara bağlı olarak fiziksel, ruhsal ve sosyal taraflarıyla değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Emekli olduğumuz, çoluk çocuğun evden uçtuğu ve sosyal çevremizin azaldığı bu özel günlerde kendimize bulacağımız çeşitli hobiler ve uğraşlar, bizlerin mutlu günler geçirmesine mutlaka fayda sağlayacaktır. Tabi bunun yanında, çoğu hastanemizde bulunan geriatri bölümlerinin destekleriyle bu özel günleri daha kolay atlatmak mümkün olacaktır. Hangi yaşta olursa olsun, kimseye bağımlı olmadan, daha kolay ve mutlu olarak geçirmek, gençlerin yardımlarıyla bizlerin ellerindedir.
Hepimize bol bol mutlu, nice seneler diliyorum, değerli okurlarımız.